Kadın Devrimcilere Yönelik Saldırılara Karşı Mücadeleyi Yükseltelim

115

Başta Türkiye ve Kuzey Kürdistan olmak üzere tüm dünyada kadınlar ve ezilen cinsel kimlikler patriyarkal kapitalizmin ağır saldırıları altında 8 Mart’a hazırlanıyor.

Erkek egemen faşist TC devleti ise, emperyalist Avrupa devletlerinin “terörle mücadele” adı altında kurdukları birimlere verdikleri “Önce kadınları vurun” emrini her an hayata geçirmeye devam ediyor.

Özellikle Kürdistan’ın Bakur, Başur ve Rojava parçalarında Kürt Kadın Hareketi’nin öncülerine yönelik saldırılarla kadın devrimciler tutuklanmakta ya da katledilmektedir.

Kadınların öncülüğünde büyük emek ve fedakarlıklarla yaratılan Rojava Kadın Devrimi’ne yönelik saldırılara her gün bir yenisi ekleniyor. Bu saldırılarda özellikle kadın öncüler hedef alınıyor. Yakın bir zamanda faşist Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye Gaziler Federasyonu binasına yönelik saldırısında YPJ komutanları Fatma Sakan (Sorxwîn Rojhilat) ve Emîne Seyîd Ehmed (Azadî Dêrik) ölümsüzleşmişti.

Medya Savunma Alanları’nı faşist TC’nin nefesini kesen eylemlerle onlara dar eden tarihi direnişte yer alan Komalên Jinên Ciwan Koordinasyonu ve PKK Gençlik Komitesi üyesi Bîşeng Brûsk ve

Komalên Jinên Ciwan- Komalên Ciwan Yürütme üyesi Sara Hogir Riha yoldaşlar da 28 Temmuz 2023 tarihinde, işgalci faşist Türk devletinin hava saldırılarında ölümsüzleştiler. Ölümsüzleşen yoldaşlarımızı büyük bir saygıyla anarken, bir kez daha ölümsüz kadın yoldaşlarımızın büyük bir cesaret ve fedakarlıkla erkek egemen faşist TC’nin yaptığı ve yapmak istediği her türden kötülüğe karşı nasıl canhıraş mücadele ettiklerinin tanığı olduğumuzu ve onların yolundan onlarla birlikte yürüyeceğimizin sözünü yineliyoruz.

Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da kadınlar ve ezilen cinsel kimlikler, hem 8 Mart hem de yerel seçim çalışmalarına hız kesmeden devam ederken, kadın devrimcilere ve siyasetçilere dönük AKP-MHP faşist kadın düşmanı ittifakının da gözaltı, tutuklama, cinsel taciz, işkence saldırıları da artıyor. Devrimci faaliyet engellenmek isteniyor. Düşmanın bu kadar saldırganlaşmasından çıkaracağımız sonuç, bir taraftan doğru yolda olduğumuz gerçeği ise de diğer taraftan bu saldırıları boşa çıkartacak çalışmaları büyütmek olmalıdır. Çünkü katledilen, her gün şiddete, tacize tecavüze uğrayan kadınların, her türden emek sömürüsüne maruz bırakılan emekçi kadınların ve varoluşları dahi inkar edilen ezilen cinsel kimliklerin bizlerden beklentisi budur. Artık günde en az 3 kadının katledildiği gerçekliği daha büyük sayılarla ifade ediliyor. Bir günde 8 kadın katlediliyor!

Faşist AKP-MHP İttifakı, devlet eliyle kadın devrimcileri yok etmeye çalışırken, bunu tüm kadın kitlelerine “en yakını erkekler” eliyle yaptırıyor. Kadınlara ve ezilen cinsel kimliklere dönük şiddeti, cinsel saldırıları ve cinayetleri erkek devlet mahkemelerinde yasal korumaya alıyor. Özsavunma uygulayan kadınlara ise ağır cezalar veriliyor. “Kutsal aile” politikaları ile kadın ve ezilen cinsel kimlikleri o ailenin içinde eritmeyi hapsetmeyi hedefliyor.

Kadınların birleşik mücadelesi, her gün “en yakını erkekler” tarafından katledilen kadınlar için yürütülen mücadeleyle, dağlarda, hapishanelerde, yaşamın her alanında mücadele yürüten yurtsever, devrimci sosyalist komünist kadınlara yönelik erkek devlet saldırılarına karşı mücadeleyi birleştirmekten geçer. Düşmanımız ortak dolayısıyla mücadelemiz de ortak olmalıdır.

Son olarak ölümsüzleşen kadın yoldaşlarımızı bir kez daha anarken, yaklaşan 8 Mart’ı birleşik kadın mücadelemizi yükselteceğimiz yaşamlarımızı cehenneme çevirmeye çalışan erkek devlete karşı hesap soracağımız güçlü bir mevzi yapalım.

Ölümsüzleşen kadın yoldaşlarımıza sözümüzdür. Biz kazanacağız!

Erkek egemenliği ve faşizme karşı isyanı büyüt! Kadın devrimine yürü!

Yaşasın kadınların birleşik mücadelesi!

KBDH Genel Konseyi

01 Mart 2024




Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir