MKP-MK/SB: 52. Kuruluş ve Mücadele Yılında Proleter Devrimin Kurmay Kıtası Olan Partimizi Selamlıyoruz!

38

Politik tasviri “söze gerek yok“ dercesine uzun devrimci savaşın sıcak pratiğinde kararlı mücadeleciliğiyle/savaşçılığıyla oluşmuş, ajitasyon-propaganda tanıtımı silahlı mücadelenin yakıcı eylemiyle yapılmış, girdiği amansız savaşın keskin çarpışmalarında yeterince sınanmış, örgütsel yenilgileri geride bırakarak ağır bedellerle omuzladığı sınıf mücadelesinin hakkını kesintisiz devrimci ısrarıyla vermiş, tüm tarihsel devrimci süreç tarafından Komünist ilkelere oturan teorik hattı doğrulanıp, ideolojik-siyasi-örgütsel çizgisi ispatlanmış, genel siyasi çizgide billurlaşan Komünist olgudan; kuruluş ismiyle TKP(ML)‘den, günümüze ilerleyen nitel devamıyla MKP’den bahsediyoruz!…

Öyle bir Partiden bahsediyoruz ki, tüm mücadele serüveniyle kendisini tanıtandır O! Gerek yok tarihi tekerlemelere; bayat tanıtımlara ihtiyaç yok, övgüye hiç yok! Yeni doğmuş, bilinmeyen genç bir akımdan söz etmiyoruz! Komünist devrim perspektifine bağlı yürüttüğü siyasi iktidar mücadelesini devrim programı ve pratiğiyle ilan etmiş, ileri savaş siperlerinde mevzilenmiş, büyük değerler yaratarak miras bırakmış, nihayetinde kararlı bir siyasi gelenekten; Büyük Proleter Kültür Devrimi’yle zirvesine ulaşan MLM akımın Türkiye-Kuzey Kürdistan temsilcisinden söz ediyoruz!…

Yarım asrı aşan mücadelesiyle tanınmış, ağır bedellerle örülen kahramanca muharebelerden geçmiş, harcı kanla yoğrulmuş, Vartinik savaşında mayalanıp Amed zindanı direnişinde düşmanı yenmiş, devrimci kuşaklara andla ve ışıkla gelenek olup sahiplenilmiş, ardılları hesap sorma bilinciyle düşmana kahredici darbeler vurmuş, düşmanı sarsarak halklarımıza güven vermiş, mücadele belleğine kazınarak devrimci nesillere hükmetmiş, coğrafyamız devrimci hareketinin üç temel ögesinden ve Komünist Hareketin coğrafyamız temsilcisinden; tartışmasız bir devrim aktöründen, Önder ve Öncüsünden söz ediyoruz!…

O Parti ki, Komünist devrim perspektifiyle eskimez, stratejik olarak yenilmezdir. O Parti ki, ideolojimizin üçüncü nitel aşamasını özümseyerek genel siyasi çizgisine sindirmiş, ideolojik-teorik ve siyasi mücadeleler içinde pekişmiş, silahlı mücadele hattında çelikleşmiş ve Halk Savaşı‘ndan Sosyalist Halk Savaş‘ına ilerleyen spesifik mizacıyla geriye dönülmezdir…

O‘nun yeniden ve yeniden nakarat edilen bıktırıcı sözlere, soyut söylevlere, bilhassa pratiğe dökülmeyen methiyelere ihtiyacı yok! Özünün kavranak devrimci savaş perspektifiyle sınıf mücadelesine yansıtılmaya, devrimci ilke ve komutlarının kuşanılarak hayata geçirilmesine ihtiyacı vardır. Yaratıcı bilimsel devrimciliğe ve değiştirme eyleminin geliştirilmesine ivedilikle ihtiyacı vardır. Onun ihtiyaçları devrimcidir, devrimin ihtiyaçlarıdır…

Sade ama bilinçli keskin devrimciliğe, sakınan değil cüretli militan duruşa, hesap yapan ikirciliğe değil hesapsızca girilen kavgaya, tasfiyeciliğin kol gezdiği bugün çok daha büyük bir ihtiyaç vardır. Devrim mücadelesi, bugün maceraperestlere değil ama devrimci maceracılara kesinlikle muhtaçtır. Bu dinamizm Kaypakkaya çizgisinde hem ideolojik-siyasi dokuda ve hem de potansiyel olarak mevcuttur. Örgütsel gerçek, akıl ve cesaret bileşkesinde sergilenecek irade, inisiyatif ve mücadele sorunu olarak görecelidir; tamamen tutarlı pratik mücadele zemininde aşılabilir sorundur. Bu, afaki bir iddia değil, geçmiş tecrübelerin gösterdiği somut gerçeğe dayalı bir bilgidir. Bozulmaz ve bozulmamak üzere yazılmış tek bir yazgı yoktur. Değiştirme eylemi ve bu eylemin önüne geçilemez stratejik zaferi tek gerçektir…

Değişmeye muhtaç ve mutlak değiştirilecek olan geçici gerçek karşısında bocalayarak ona teslim olan kabullenmeci boyun eğiş hali asla benimsenemez. Kendiliğindenciliğe esir olan yörüngede gelişmelerin peşinden sürüklenen edilgen sönüklük devrime azmedemez, devrimci değişim pratiğini üretemez…

İdeolojik-teorik kısırlaşmaların yol açtığı siyasi tökezlemeler eşliğinde ilerleyen düşük yoğunluklu mücadele yıllarından geçiyoruz. Tasfiyeciliğin büyük basınçla gelişip palazlandığı, buna karşın devrimci tarzın raflara kaldırılarak adeta unutulduğu tarihsel bir dönemecin eşiğindeyiz. Devrimci mücadele seferberliğiyle harekete geçmenin zamanı geçmediyse tam vaktidir! Kaypakkaya kulvarı bu sorumluluktan kaçamaz; devrime önderlikte iddialıyken, dağınık güçlerinin birliğine doğru atacağı adımlarla yeniden bir çığır açmaya muktedirdir. Tarihsel gelişim fırsatlarının kaçırılmaması elzemdir. Şan olsun Komünistlerin birliğine!

Komünist kuruluşu karşılarken O‘nun coşkusuyla donanmalı, devrimci çıkışlarla selamlama ruhunu taşımalıyız! Bunu tahkim etmenin temel argümanlarından biri, hiç şüphesiz ki Kaypakkaya mirasçısı güçlerin örgütsel birliğidir. 18 Mayıs anma etkinliklerinde yakalanan devrimci ivmenin devrim uğruna mücadelenin tümüne aktarılması ideal olandır. Geleceği kazanmak için günün görev ve sorumluluklarını omuzlama bilinciyle hareket etmek ve ileriye doğru atılmış her adımı sakınmadan desteklemek Komünist tutumdur.

Kazanımlarımızı büyüterek kazanacağımız günlere daha güçlü yürümek için, Kaypakkaya yoldaşın kılavuz çizgisinde ete-kemiğe bürünen Partimizi gerçek mücadelelerle sağlamlaştırmalı, anlamlı kuruluşunu atılım ruhuyla selamlamalıyız!…

Büyük devrimci coşku ve heyecanla karşılıyoruz Parti kuruluşumuzu! Ölümsüz yoldaşların onmaz acıları ve unutulmaz hatıralarıyla biliyoruz devrimci öfkemizi! Bir kez daha and içiyoruz; Onlardan devraldık, Onların işaret ettiği yoldan yürüyeceğiz devrime! Kan-revan içinde çekeceğiz Kızıl bayrağı burçlara!…

Kaypakkaya yoldaşın önderliğinde 24 Nisan 1972 yılında ilan edilen O tarihsel sıçramayı, MLM kulvarda açılan O devasa çığırı, resmi paradigma ve her türden statükoya meydan okuyan O büyük köklü kopuşu, halklarımızın devrimci kurtuluş rotasını müjdeleyen O politik savaş kurmayını ve kuşkusuz ki, enternasyonalist proletaryanın bayrağını Türkiye-Kuzey Kürdistan’da yükseklere kaldıran O Komünist doğuşu SELAMLIYORUZ!…

* Şan Olsun MLM Güzergahta İlerleyen Partimize!
* 24 Nisan 1972 Parti Kuruluşumuza Selam Olsun!
* İbrahim Kaypakkaya Yoldaşa Bin Selam!

* Ölümsüz Mücadele Kahramanı Yoldaşlara Bin Selam Olsun
!

Maoist Komünist Parti
Merkez Komite/Siyasi Büro
Nisan 2024




Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir