ÖZGÜRLÜK, ADALET, KADINLARA VE HALKLARA EŞİTLİK!

39

Yaşasın 1 Mayıs Yaşasın Sosyalizm! Bijî Yek Gulan Bijî Sosyalîzm!

Yıl: 2024

No: 5

Kardeşler!

Günlük resmi masrafı 43 milyon 600 bin lira olan bin odalı sarayda saltanat süren faşist terör, demagoji ve savaş cuntası, işçilere, kadınlara, gençlere, emeklilere, yoksullara, Kürt halkına, bölge halklarına ve doğal çevreye karşı yeni ve daha kapsamlı saldırılara hazırlanıyor.

Tayyip Erdoğan’ın faşist politik İslamcı şeflik rejimi, IMF’ye, Dünya Bankası’na ve uluslararası sermaye tekellerine işçilerin, emekçilerin ve yoksulların hayatını daha da çekilmez hale getireceği, artıdeğer sömürüsünü, zam, vergi soygununu yoğunlaştıracağı teminatı verdi. Asgari ücrette Haziran’da yapılması gereken artışın iptal edilmesi bunun ilk adımıdır. Önümüzdeki aylarda uygulanmak üzere, “mali disiplin”, “enflasyonla mücadele”, “kemer sıkma” adı altında işçilerin ve yoksulların yaşam ve çalışma koşullarını daha da çekilmez hale getirecek saldırılar sırada.

Sarayın halk düşmanı planlar hazırlanan salonlarında başta “aile yasası”, “nafaka hakkı” olmak üzere kadın yaşamına, kadınların haklarına ve taleplerine dönük yeni saldırılar kararlaştırılmış bulunuyor. Faşist şeflik rejimi kadınlara karşı bu erkek egemen devlet saldırısını başlatmak için fırsat kolluyor.

Faşist sömürgeci Tayyip Erdoğan diktatörlüğü, yaz döneminde Kürdistan’ı kan gölüne çevirmek, işgal alanlarını yaymak, soykırımcı katliamlar yapmak için hazırlıklarını tamamlamış bulunuyor. Yoksulluk memleketi kasıp kavuruyor. Gencecik öğrenciler ekonomik güçlükler, barınma sorunları nedeniyle üniversitelerde, yurtlarda canlarına kıyıyor. Emekli maden işçileri geçim sıkıntısını hafifletmek için ihtiyar halleriyle girdikleri madenlerde can veriyor. Fakirlik işçi-emekçi evlerini huzursuzluğa, gerilime ve acılara boğuyor. İşsizlik insanları nefes alamaz hale getiriyor. Borç batağı milyonlarca insanı çaresiz kılıyor. Emekçilerin en zorunlu yaşam ihtiyaçları yeni zamlarla iyice karşılanamaz hale getiriliyor. Kiralar, doğalgaz ve elektrik giderleri yoksulların uykularını bölüyor. Kent içi ulaşım masrafı, sokakta bir öğün karnını doyurmak bile, cıgara parası, başta gençler olmak üzere emekçi, yoksul milyonları en çaresiz durumlarda bırakıyor. Devletin yıkıcılığını artırdığı depremin ölüme ve kedere boğduğu kentlerde binbir güçlük insanlarımızın yaralarını kanatıyor.

Bütün bunlar dururken ve işsizliğin, yoksulluğun, pahalılığın acısı dört bir yanı sarmışken, faşist şef ve suç ortakları parayı faşist sömürgeci savaşa, bombaya, mermiye, silaha harcayacak. Tayyip Erdoğan Türkiye’nin Hitler’i, Netenyahu’su olarak, Irak, Suriye, İran ve Türkiye devlet sınırlarına hapsedilmiş, ulusal demokratik haklarından yoksun bırakılmış; daha da ötesi Türk burjuva devletinin varlığını inkar etme ırkçılığı sergilediği, nüfusu on milyonlarla sayılan Kürt halkını soykırımdan geçirmek, kazanımlarını yok etmek istiyor.

Kardeşler!

Müslüman, Hristiyan, Yahudi, Alevi, Ezidi din ve inançlarından Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkes, Gürcü, Boşnak, Ermeni, Pomak, Roman, Rum, Süryani, Keldani, Türkmen, Arnavut işçilere ve ezilenlere yönelik yoksullaştırma, hayatın çilelerini artırma saldırısı; “aile yasası” adı altında kadınlara yönelik saldırı hazırlığı ve nafaka hakkını budama planı; Kürt halkına karşı NATO ve bölge gericiliğinin desteğiyle yürütülecek Kürt düşmanı ırkçı, faşist, sömürgeci soykırım saldırısı karşısında susmak, seyirci kalmak Tayyip Erdoğan’ın faşist şeflik rejimini güçlendirecek, ezilenleri ve emekçileri daha ağır kölelik koşullarına itecektir. Faşist diktatörlüğün başarısı halklarımızın demokratik hak ve özgürlük kırıntılarını bile kaybetmesine yol açacak; bölge halkları arasında yeni düşmanlık tohumları ekecek, bölgesel savaş tehlikesini güncelleştirecektir.

Kardeşler!

Susmayalım, seyretmeyelim, işçi sınıfının ve halklarımızın gücünü gösterelim. 15-16 Haziranlar, DGM’ler Kapatılsın eylemleri, 1 Mayıs 77’nin Taksim’e sığmayan kitle denizi, Faşizme İhtar gösterileri, ‘90 sonbaharında dört bir yanı saran ve Zonguldak-Ankara yürüyüşüyle zirveye çıkan işçi kitle dalgası, ‘90’lı ve 2000’li yıllarda Kuzey Kürdistan’ı nice kez baştan başa saran ve serhildanlar, Gazi ayaklanması, Gezi-Haziran ayaklanması, 6-8 Ekim Kobanê serhildanı, 31 Mart seçimlerinden sonra kayyumcu faşistlere karşı Wan’da boy veren halk isyanı esin ve cesaret kaynağımızdır.

Kardeşler!

Irkçı, faşist sömürgeci İsrail’in işgal ve soykırım saldırılarına karşı Filistin halkıyla omuz omuza olduğumuzu haykırmak için,

1 Mayıs 77’nin ve tüm 1 Mayıs ölümsüzlerinin anısını yükseltmek için 1 Mayıs meydanlarında birleşelim.

Gündemdeki yoksullaştırma, sömürü ve soygunu artırma saldırısına karşı,

Demokratik hakların fiilen veya yeni yasalarla gaspına karşı,

Kadınlara dönük olarak “Aile yasası” ve “Nafaka hakkı düzenlemesi” adı altında başlatılması planlanan saldırıya karşı,

Devrimci ve yurtsever tutsakların maruz bırakıldıkları zulme, faşist uygulamalara, tecrit terörüne ve mutlak tecride dayalı İmralı işkence sistemine karşı,

Özgürlük güçlerinden başlayarak Kürt ulusunu soykırımdan geçirmek, Rojava devrimini boğmak, Kürdistan’da mezar sessizliği yaratmak, Birleşik Devrimi önlemek için başlatılan ve giderek genişleyecek faşist sömürgeci savaşa karşı,

İşçilerin, işsizlerin, kadınların, gençlerin, kamu emekçilerinin, yoksulların, emekçi köylülüğün, aydınların, sanatçıların, bilim insanlarının, Kürt halkının, Alevilerin, ulusal toplukların, lgbti+’ların özlemi ve talebi olan Özgürlük, Adalet, Kadınlara ve Halklara Eşitlik için,

1 Mayıs’ta Türkiye’de ve Kürdistan’da meydanlarda birleşelim! İstanbul’da Taksim’i zapt edelim!

Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da Ezilenlerin Birleşik Direnişini örgütlemek için, fabrikalarda, mahallelerde, okullarda, sendikalarda, meslek örgütlerinde Birleşik Direniş Komiteleri kuralım!

Tek Yol Devrim Yaşasın Sosyalizm!

27 Nisan 2024

MLKP Merkez Komitesi




Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir